YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24272
KARAR NO : 2013/8210
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılıktan değişen suç vasfına göre hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın şikayetçiye ait büfeye gidip elindeki 50,00 TL parayı göstererek bedeli 1.25 TL olan sigarayı satın aldığı, ardından bozuk var diyerek 1.25 TL para verdiği, elindeki 50,00 TL yi de bozmasını istediği, ardından 50.00 TL ile birlikte bozuk parayı ve sigarayı alıp büfeden ayrıldığı, şikayetçinin sonradan sanığın 50,00 TL tüm parayı vermediğini anladığı, ertesi gün sanığın, aynı iş yerine giderek 5.5 TL bedelindeki 3 adet bira için 20 TL parayı gösterdiği 50 kuruş verebileceğini söyleyerek 20,00 TL’yi vermeksizin 15,00 TL para üstü istediği, bunun üzerine şikayetçinin sanığı tanıyarak polise teslim ettiği şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden suçun hukuki vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hırsızlıktan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması ile sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında ilk seferde şikayetçiden fazla para aldığı, ikinci seferde ise eyleminin teşebbüs aşamasında kalmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel kurulu’nun 29.11.1982 tarih, 1982/383 esas, 1982/457 karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalmış olması halinde de teselsül (zincirleme suç) hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 02.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.