Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24371 E. 2012/43943 K. 07.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 21:44


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24371
KARAR NO : 2012/43943
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi


Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;katılan şirkette araç satış sorumlusu olak çalışan sanığın, sattığı araçlara mahsuben şirket adına müşterilerden almış olduğu takas ve kaparo bedellerini şirkete teslim etmeyerek toplam 274.558,91 TL mal edinmek şeklinde belirlenen eyleminin zincirleme halde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak
oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kişiliği ve kastının yoğunluğu nazara alınarak temel hürriyeti bağlayıcı cezanın asgari haddin üzerinde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
2-Kabule göre de; hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan tayin olunmasına rağmen, aynı gerekçeyle adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 1200 gün olarak belirlenmesi suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.