Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24408 E. 2013/8301 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24408
KARAR NO : 2013/8301
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı katılan vekilinin itirazı üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.01.2009 tarih ve 2009/69 değişik iş numaralı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve katılan vekilinin bu karara yönelik temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında verilen beraat kararları ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın alacağına karşılık, keşidecisi Levent Gürcan olan sahte çeki sanık …’dan ciro yoluyla alarak bankaya ibraz etmek suretiyle sanıkların dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu somut olayda;

1-Sanık … hakkında verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu çeki sanık …’a kendisinin vermediğini, çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını savunması ve bilirkişi raporlarının sanığın savunmasını doğrulaması karşısında, atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
İğfal kabiliyeti bulunan suça konu çekin tamamen sahte olarak üretilmesi ve sanık tarafından bankaya ibraz edilmesine rağmen, sanığın çek hesap sahibine yönelik hileli davranışının bulunmadığı, çalıntı olduğuna dair ibraz tarihinden önce keşidecisi tarafından muhatap bankaya bildirimde bulunulması nedeniyle bankaya yönelik hileli davranışın da bulunmadığı gerekçe gösterilerek sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.