Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24413 E. 2013/8302 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24413
KARAR NO : 2013/8302
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununa, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26.maddesiyle eklenen Geçici Madde 3 hükmüne göre, Asliye Ceza Mahkemeleri’ne Cumhuriyet Savcısı’nın çıkma zorunluğu bulunmadığından, sanık …’in savunmasının alındığı talimat duruşmasında Cumhuriyet Savcısı’nın hazır bulunmadığı gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanıkların hapis cezasının yanında adli para cezası ile cezalandırılmamalarındaki isabetsizlik, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
16/06/2006 günü evinde iken kapıyı çalan bir şahsa kapıyı açan müştekinin, kalbini tutup sıkıntı geçirdiğini söyleyen sanık …’e yardımcı olup içeri aldığı, ikramda bulunduğu ve istirahat ettirdiği, sanığın sohbete başlayıp yeni bir mağaza açtıklarını hediye çekilişi yaptıklarını, çekilişten çıkan ürünü bedava vereceğini söyleyerek müştekiye zarf çektirdiği, zarftan bir mutfak robotu çıktığı, onu verip 380 TL’lik bir senet imzalattığı, ayrıca 40 TL peşin alıp gittiği,… Dayanıklı Tüketim Malları Ticaret ve Pazarlama unvanlı işletme tarafından gönderildiği bildirilen ihtar mektubu ile senet karşılığı mal verilmeden, paranın tahsil edilmek istendiği, verilen telefon numaraları ile paranın sanık … ile birlikte çalışan sanık …’e ait olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanıkların birlikte dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunduğu somut olayda;
Sanıklara hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gereğinin gözetilmemesi açıkça temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanıkların suçlamaları reddedip birbirlerine suç atmaları karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti için, sanıkların huzurda alınmış olan imza ve yazı örneklerinin yanı sıra başka amaçla atılmış samimi imzalarını içeren belge asılları (resmi daireler ve bankalardaki imzasını içeren belgeler ) getirtildikten sonra Dosya içerisinde bulunan ihbar mektubu üzerinde yazı ve imzanın sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak ve mağdur ile sanıkların mahkemede yüzleştirilerek bu mümkün olmadığı taktirde sanıkların teşhise elverişli önden ve yandan yeni çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek mağdurun kesin teşhisinin sağlanmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.