YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24416
KARAR NO : 2013/8316
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Kiler Mağazasında şarküteri şefi olarak çalışan sanık …’ın 17.10.2006 tarihinde mal teslim eden Sütaş firması şoförü …’ya depodan getirdiği iki blok kaşarın kendisine ait olduğunu söyleyip geçerken adresini verdiği evine teslim etmesini sağladığı, 19.10.2006 tarihinde de de yine …’nın 864 adet bir litrelik sütü mağazaya teslim için geldiğinde sanık …’ın marketin deposundan getirdiği sütleri teslim edilen sütlerin üzerine koyup,…’ya araçta kalan 156 adet sütün…Kahvaltı Salonu isimli yere teslim etmesini söylediği, mal kabul sorumlusu … Akıllı’nın teslim edilen sütlerin üretim tarihlerinin farklı olmasından şüphelenmesi üzerine kamera kayıtları incelendiğinde olayın ortaya çıkması üzerine, mağaza genel müdür yardımcısı sanık …’ün …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede kasten yaraladığının iddia edildiği somut olayda;
1-Sanık Hüseyin Uylaş hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2012 tarih ve 2012/3-97 Esas, 2012/245 karar sayılı kararı çerçevesinde, sanığın aşamalarda zararı karşılamak istediğine ilişkin bir savunmada bulunmadığı gibi, zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymamış olması karşısında, olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan katılan uğradığı zararın tamamen giderilmesi koşulu yerine getirilmediği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi karşısında hakkında verilen cezadan 5237 sayılı TCK’nın 43.maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık … hakkında takdir edilen hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan “50 gün” ve “1000 TL” ifadelerinin yerine, sırasıyla “5 gün” “100 TL yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına dair sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık … hakkında tayin edilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52.maddesine aykırı olarak gün üzerinden belirlenmemesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında doğrudan adli para cezası tayin edildiğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanık … hakkında atılı kasten yaralama suçundan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK’nın 231.maddesi uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının” uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.