YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24426
KARAR NO : 2013/8315
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in bir arkadaşının hatıra defterinden mağdurun adres bilgilerini öğrendiği, mağduru dolandırmak üzere anlaşan sanıkların …’de seyyar satıcıdan aldıkları ve yaldızlı boya ile boyadıkları üç adet heykeli de alarak mağdurun köyüne gittikleri, sanık …’in kendisini mağdurun asker arkadaşı …’in abisi, diğer sanık…’ın da dayısının oğlu olarak tanıttıkları, sanıkların mağdura civarda gömü olduğunu, bulmaları konusunda kendilerine yardımcı olmasını, eserleri bulunca kendisine bırakacaklarını ve yurt dışında satmak için gereken masraf olan 13.000 doları vermesi halinde parasını paylaşacaklarını söyledikleri, mağdurun durumdan şüphelenerek jandarmaya haber verdiği ve sanıklarla gömü arıyormuş gibi traktörle tarif ettikleri yere gittikleri, sanıkların dua etme bahanesi ile mağduru uzaklaştırıp önceden getirdikleri heykelleri çıkarıp gömüyü bulduklarını söyledikleri ve akabinde dönüşte jandarmanın sanıkları yakaladığı ve bu şekilde sanıkların mağduru dolandırmaya teşebbüs ettiklerinin iddia edildiği somut olayda;
a)Sanık… hakkında verilen mahkumiyet kararına dair o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının TCK 52.maddesi gereğince gün karşılığı olarak tayin edilip, artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapıldıktan sonra aynı maddenin 2.fıkrası gereğince tayin edilecek bir gün karşılığı miktar ile çarpıldıktan sonra sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
3-5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar, 53.madde 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan “365 gün karşılığı 7300 YTL” ve “1825 YTL” ifadelerinin yerine, “5 gün”, “1 gün” ve “20 TL” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
b)Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına dair o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının TCK 52.maddesi gereğince gün karşılığı olarak tayin edilip, artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapıldıktan sonra aynı maddenin 2.fıkrası gereğince tayin edilecek bir gün karşılığı miktar ile çarpıldıktan sonra sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
3-5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53.madde 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
4-Kasıtlı suçtan sabıkası bulunmayan sanık … hakkında, hükümden sonra 08/02/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.