Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24499 E. 2013/8568 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24499
KARAR NO : 2013/8568
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, aynı işyerinde birlikte çalıştığı katılan ile arkadaş olduğu, katılanın … plakalı aracının daha önceden çalındığını bildiği, bu nedenle açık kimliği tesbit edilemeyen bir başka şahısla yaptığı işbirliği kapsamında katılanı telefon ile arayarak çalınan aracın kendisinde olduğunu, 2500 veya 3000 TL vermesi halinde aracı teslim edeceğini söylediği, bunun üzerine katılanın sanığın teklifini kabul ederek durumu kolluğa bildirip, yine kolluk ile yaptığı işbirliği çerçevesinde seri numarası alınan 10 TL para ve para süsü verilmiş gazete kağıtlarını bir poşete koyup sanığın söylediği yere bıraktığı, daha sonra almak için sanığın aracının bulunduğunu söylediği yere gittiği ancak sözkonusu aracın söylenilen yerde olmadığı,akabinde sanığın poşeti alıp kaçarken daha önceden tertibat alan sivil polis memurlarınca yakalandığı olayda,mahkemenin dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “600 gün”,”300 gün”, “ 250 gün “ ve “ 5000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “ 5 gün “, “ 2 gün”, “ 1 gün ” ve “ 20 TL “ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 9.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.