YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24505
KARAR NO : 2013/8562
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan …’a ait kimlik bilgilerini kullanıp, kendi fotoğrafını yapıştırarak oluşturduğu sahte sürücü belgesiyle müşteki Hüseyin’in işletmekte olduğu otele müşteri olarak kayıt yaptırıyormuş gibi davranıp kur değeri daha düşük olan 500 İsveç Kronunu İsviçre Frangı olduğunu söyleyip resepsiyon görevlisine bu şekilde ödeme yaptığı, ilk etapta İsveç Kronu olduğunu fark edemeyen görevlinin para üzeri olarak sanığa 538 TL para verdiği, akabinde sanığın aracında olan eşyalarını alıp otele getirmek istediğini söyleyip dışarı çıktığında, otel görevlilerinin sanık tarafından verilen paranın İsveç Kronu olduğunu anlamaları üzerine hemen dışarı çıktıkları, ancak sanığın koşarak gittiğini ve bir daha geri gelmediğini gördükleri olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.