Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24554 E. 2013/8351 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24554
KARAR NO : 2013/8351
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın eşi olan kız kardeşi tanık …yi ziyarete gelen sanığın,… ile alışverişe çıkıp bedava sim kartı almak için kızkardeşini de ikna ederek sim kartı veren iletişim şirketinin temsilcilik noktasına girdiği, buradan iki bedava hattı kendine alan sanığın bir hattı da …ye aldığı, Tanık …nin bu hattı almak istemediği, ancak, sanığın ısrarıyla sesini çıkarmadığı, eve döndüklerinde, sanığın hattın açılması için gerekli elektrik su faturası gibi bir takım belgeleri istemesine rağmen tanık …nin bu belgeleri vermediği, sanığın bunun üzerine habersizce katılanın nüfus cüzdanını ve ilgili faturalardan alarak satış noktasına verip, …nin üzerine olan hattı katılanın üzerine çevirdiği ve görüşmeye açtırdığı, bilahare bu hat ile 480,00 YTL civarında görüşme yaprak menfaat temin ettiği olayda, Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında, eyleminin sûbutu halinde, 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-d maddesinde öngörülen suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken Asliye Ceza Mahkemesince yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.