YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24599
KARAR NO : 2013/8513
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ne zaman düzenlendiği belirli olmayan ve üzerinde herhangi bir tarih bulunmayan suça konu sözleşmenin, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan alacak davası esnasında, 21.03.2006 tarihli duruşmada ibraz edildiği anlaşıldığından, 21.03.2006 gününün suç tarihi olarak belirlenmesiyle yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … ile sanık …’nin iş ortağı oldukları ve beraat edip temyiz konusu olmayan diğer sanık …’in yaptırdığı binanın PVC işini yapmak için anlaştıkları, 03.08.2001 tarihli sözleşmeye göre yapılan iş karşılığında sanık …’in katılan …’e 01.01.2005 tarihinde teslim edilmek üzere bir ev vermeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin yerine getirilmemesi üzerine katılan …’in, sanık …’e karşı … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen sebepsiz zenginleşme sebebiyle alacak davası açtığı, dava esnasında sanık …’in 21.03.2006 tarihli duruşmada katılan tarafından düzenlenmiş, katılana ait şirket kaşesiyle imzası bulunan ve özü itibariyle “…’dan alacağımız kalmamıştır” şeklinde yazı içeren tarihsiz bir sözleşme ibraz ettiği, ancak bu sözleşmenin katılana ait olmadığı ve sonradan katılanla iş ortaklığı bozulan sanık … tarafından düzenlendiği ve bu şekilde sanık …’nin dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda ;
1- Dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, sanığın geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi, yargılama sırasındaki tutum ve davranışları nazara alındığında, bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluştuğundan bahisle ertelenmesine karar verildiği halde, adli sicil kaydında yer alan karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; karşılıksız çek keşide etme suçunun 6273 sayılı Kanunla suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırıma dönüştürülmüş olduğundan, suç tarihi itibariyle kasıtlı başka bir suçtan sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi gereğince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi