YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24620
KARAR NO : 2013/8576
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm fıkralarında TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına karar verildiği görülmekle tebliğnamedeki 2’no.lu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; mağdur …’nın, tescil sahibi… olan … plakalı otomobili haricen satın aldıktan sonra suç tarihinde keşideci…… A.Ş. görünen 28.05.2007 keşide tarihli … seri no.lu 7.850 lira bedelli, hamiline düzenlenmiş, 19.02.2007 tarihinde çalıntı/kayıp ihbarı olan suça konu çek yaprağı karşılığı sanığa haricen satıp teslimini müteakip 28.05.2007 tarihinde çeki ibraz ettiğinde karşılığının bulunmadığını ve çalıntı ihbarı olduğunu öğrenip şikayette bulunması böylece sanığın eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
I)”Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyizinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve inceleme yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II)”Nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mağdurun aracı 5.500 TL karşılığı satıp suça konu çek yaprağını aldığı, böylece suçtan elde olunan haksız menfaat miktarı belli olmakla; TCK’nun 52/1.maddesi uyarınca takdir olunacak “temel birim gün” sayısı, aynı Yasanın 158/1-f-son maddesi nazara alınarak suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde en az bu miktara yükseltilip böylece belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak “sonuç gün sayısı” ile TCK.nun 52/2.maddesine göre birgün karşılığı 20 ilâ 100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde nihai adli para cezası belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Adli para cezasının taksitlendirilmesi uygulamasında dayanak yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6.maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1.a)bendindeki “120”; 1.b)bendindeki “40”; 1.c)bendindeki “33”; 1.d)bendindeki “660” ve “15.700” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “550”; “183”; “152” ve “3.040” rakamları yazılmak ve 1.f)bendini oluşturan paragrafın başına “CMK’nun 232/6.maddesi uyarınca” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.