Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24641 E. 2013/8369 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24641
KARAR NO : 2013/8369
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, gömü altın dolandırıcılığı yapmak üzere önceden anlaştıkları, sanık …’nin teklifi ile …’nın asker arkadaşı …’i telefon ile arayıp “başımızda tatlı bir iş var, dededen altın kaldı, paraya çeviremiyoruz” dediği ve…’in de kendisini Hüseyin olarak tanıtıp … ile görüşerek onu ikna ettiği, katılan …’in de durumu katılanlar … ile …’ya anlatması üzerine her üç katılanın …’dan …’ye gidip sanıklarla buluştukları sırada, sanıkların bir adet gerçek altını katılanlara verdikleri, katılanların, altını kuyumcuya gösterdiklerinde gerçek olduğunu anlamaları nedeniyle diğer altınları almaya karar verdikleri, bu amaçla 24.08.2006 tarihinde altınları almak üzere sanıklar ile buluştukları, 10.000 TL’nin sanık … ve soruşturma aşamasında hakkında tefrik kararı verilen … (…) tarafından katılan …’den alınmasına rağmen, sanıkların vaat ettikleri altınları vermeyerek paralarla birlikte kaçtıklarının iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar … ve…… hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “500’er gün”, “10000’er TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “5’er gün” ve “100’er TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanların, sanık …’ın olay yerinde olmadığına ve onunla hiç karşılaşmadıklarına dair beyanları yanında diğer iki sanığı teşhis edebilmelerine rağmen, sanık …’yi teşhis edememiş olmaları, tanık …’in ifadeleri de dikkate alınarak, sanık …’nın, …’ın hazırladığı plan dahilinde eylemi gerçekleştirdiklerine ilişkin soyut ifadeleri dışında, sanık …’nin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.