YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24728
KARAR NO : 2013/8365
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.04.2012 tarih ve 2011/6-381-2012/157 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, sanıkların yokluğunda verilen hükümde, başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimde, başvuru şekli ile yasa yolu süresinin başlangıcının belirtilmemiş olması nedeniyle, bu bildirimin eksik olduğu ve temyiz başvurusunun yasal süresinde yapıldığı ileri sürülebilir ise de, yoklukta verilen hükme ilişkin temyiz süresinin, sanıkların bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesiyle, yani tebliğle işlemeye başlayacağı açık olduğundan, bildirimde “tebliğ” kelimesine yer verilmemesi ile başvuru şeklinin gösterilmemesinin sanıklar açısından yasa yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki, sanıkların yasal süresinden sonra verdikleri temyiz dilekçelerinde bu ifadenin temyiz süresinin başlangıcı konusunda kendilerini yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada da bulunmadıkları, bu kapsamda sanıklara 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılan tebliğlerde de herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar tarafından yapılan temyiz taleplerinin süresinde olduğuna dair görüş belirten tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıkların yokluğunda verilen hükmün, 30.01.2009 tarihinde kendilerine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yasal süresi geçtikten sonra yaptıkları 09.02.2009 günlü temyiz inceleme başvurularının, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi uyarınca REDDİNE, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.