YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24751
KARAR NO : 2013/8653
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın , katılan ile kardeş olup anne babası ile birlikte … il… İlçesi … nüfusuna kayıtlı olduğu, katılanın ise Eskişehirde görev yapması nedeniyle 1993 yılında kaydını …… nüfusuna aldırdığı, nakil nedeniyle ayrı ayrı yerler nüfusuna kayıtlı olmalarından istifade ederek sanığın … Nüfus Müdürlüğünden aldığı ve kardeşi katılan …’nin gözükmediği nüfus aile kayıt örneğine istinaden 25.12.2006 tarihinde vefat eden annesi…’nin mirasçısı sıfatıyla … 6. Sulh Hukuk Mahkemesinden tek mirasçı olarak gözüktüğü veraset ilamını temin edip müteveffa annesi…’ye ait banka hesabındaki parayı çekip annesine ait … 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün … Mah. 2809 ada ve 15 parselde kayıtlı taşınmazdaki daireye ait hissesinin kendine devrini sağlayıp sattığının anlaşıldığı olayda,
Eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d-f-son , 43 maddelerinde düzenlenen aynı mağdura karşı birden fazla kez olmak üzere zincirleme şekilde bankayı ve kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ile dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ile katılanın ayrı konutlarda yaşayan kardeş olmaları sebebiyle TCK’nın 167/2. maddesi gereğince tayin olunan cezadan ½ oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun ” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.