Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24777 E. 2013/8629 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24777
KARAR NO : 2013/8629
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Yazıcı Danışmanlık İletişim ve Aracılık Hizmetleri ismi ile özel fatura ödeme merkezi olarak faaliyette bulunan şirketin yetkilisi olan sanığın , müşteki ve katılanlardan ilgili kuruma yatırmak vaadi ile tahsil ettiği sigorta prim ödeme bedelleri ile elektrik , su ve doğalgaz fatura bedellerini yatırmayarak uhdesinde tutmak suretiyle mal edinmekten ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın müşteki ve katılanlardan değişik tarihlerde düzenlediği sözleşmeler ile birden fazla fatura bedeli tahsil ettiğinin anlaşılması karşısında her bir müştekiye karşı gerçekleşen eylemi nedeniyle müteselsil suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ile dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK’nın 61/8.maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde sanık hakkında 62. maddenin tatbiki sırasında doğrudan adli para cezası üzerinden indirim yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sırasıyla “120 gün ” ve ” 2.000 TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ” 4 gün” ve ” 80 TL” adli para cezası ibarelerinin her bir hükme eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.