YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24793
KARAR NO : 2013/8520
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A- Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilip, 04.12.2008 tarihinde tebliğ olunan 13.11.2008 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 17.12.2008 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B- Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, temyiz talebi reddedilen … ile birlikte katılanın işlettiği …Kuyumculuk adlı iş yerine giderek, kendilerini diş hekimi olarak tanıttıktan sonra, diş yapımında kullandıkları altınlardan arta kalan
yaklaşık 19 gram toz altını satmak istediklerini söyledikleri, katılanın 19 gram altın tozunu 550 TL karşılığında almayı kabul ettiği ve 360 TL’yi kapora olarak sanıklara verdiği, kalan miktarı da altının saflık derecesini tespit ettikten sonra vereceği hususunda anlaştıkları, katılanın altın tozu olarak satılan maddeyi incelemeye göndermesinden sonra gelen sonuç üzerine, bu maddenin %1 oranında altın içerdiği, kalan %99’luk kısmın altın olmadığının tespit edildiği olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.