Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24820 E. 2013/8430 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24820
KARAR NO : 2013/8430
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, başkasına ait…plakalı aracın satışı için internete ilan verdikleri, aracı satın almak isteyen müşteki …’nun telefonla kendisini…olarak tanıtan ve açık kimliği tespit edilemeyen şahısla görüşüp anlaştığı, bu şahsın müştekiden daha önce sanık … adına bu amaçla Akbank şubesinde açılmış hesaba 500 TL kapora göndermesini istemesi üzerine müştekinin istenilen kaporayı gönderdiği, ancak aracın başka şahsa ait olması nedeniyle satışın gerçekleşmediği, sanıkların bu suretle birlikte hareket ederek müştekiye karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
Soruşturma sırasında yakalanamadıkları için evrakı tefrik edilen …,…, …,…ve … ile birlikte birden fazla müştekiye karşı aynı yöntemle menfaat temin ettiklerini, ancak; yaptıkları işin niteliği gereği dolandırdıkları müştekileri tanımadıklarını ve yüz yüze gelmediklerini, … ve…’nın talimatlarıyla hareket ettiklerini ikrar eden sanıklar … ve …’ın, iddianameye konu müşteki …na yönelik eylemlerinden açıkca bahsetmedikleri, ayrıca; dosya kapsamında

bulunan dekonttan; müştekinin, 500 TL kaporayı … hesabına değil; yakalanamadığı için evrakı tefrik edilen ve ifadesi alınamayan … adına gönderdiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ile birlikte gazete ve internet sitelerine ilan vermek suretiyle dolandırıcılık suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2008/41199 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yürütülen olayla ilgili olarak dava açılıp açılmadığı, dava açılmış ise incelenip içeriği tutanağa geçirilmeden ve aslı veya onaylı örneği Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde yargılama dosyası içine konulmadan, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunup bulunmadığı gözetilerek gerekli görülmesi halinde birleştirme hususu değerlendirilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK.nun 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
Sanıkların, internet sitesine satılık araç ilanı vererek iletişime geçtikleri müştekinin, başkalarına ait kimlik bilgileri ile açtırdıkları banka hesabına kaparo göndermesini sağladıkları şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f’de tarif edilen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanunun 158/1-g maddesi gereğince uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık … müdafii ile Cumhuriyet savcısının, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.