Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24835 E. 2013/8425 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24835
KARAR NO : 2013/8425
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanık … ile katılan …’ın anlaşmaları doğrultusunda; 40 kuzuya karşılık olarak katılanın 11.000 TL bedelli senet imzalayıp sanık …’a

verdiği, sanığın babası ölen …’ın kuzuların satışına rıza göstermemesi nedeniyle satıştan vazgeçtiği ve sanık … ile kayınbabası sanık …’ün teslim ettikleri koyunları geri aldıkları ve sanık …’ın katılanın imzaladığı senedi katılana iade etmediği olayda; sanık … ile katılanların akraba olduklarının öteden beri bu tür hayvan alış verişleri olduğunun tanık beyanlarıyla da doğrulandığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf olduğu ve sanıkların suç kastıyla hareket ettiklerine dair katılanın soyut iddiası dışında delil bulunmadığı gözetilerek; beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Uyap Mernis kayıt sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden önce 15/12/2007 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, ilgili nüfus idaresinden bu husus sorularak tespit edildikten sonra sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.