YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24870
KARAR NO : 2013/8290
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, 02/08/2004 tarihinde sıfır kilometre Citroen C.3 marka otomobil satın aldığı ve trafik tescil belgesine göre de 04/08/2004 tarihinde trafiğe çıktığı, 05/09/2004 tarihinde aynı araçla maddi hasarlı kaza yaptığı, katılanın, gerekli tamirat için aracı sanığın yetkilisi olduğu… Motorlu Araçlar Limited Şirket’i isimli servise 06/09/2004 tarihinde teslim ettiği, daha sonra aracın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle aralarında anlaşmazlık çıktığı, karşılıklı olarak davalar açıldığı, aracın 22/01/2007 tarihine kadar yaklaşık olarak üç yıl sanığın uhdesinde kaldığı, katılanın, aracını teslim aldıktan sonra Citroen Yetkili Servisi Kavuklar Otomotiv isimli işyerine kontrol için götürdüğünde aracın 74.878 km yol yaptığının tespit ettiği, aracın katılanın elinde yaklaşık olarak bir ay kaldığı ve bu sürede, bu kadar kilometre yol yapılmasının hayatın olağan akışına ters düştüğü, böylece sanığın, kendisine tamir için verilen aracı kullanarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Hükmolunan adli para cezası tayin edilirken, 5237 sayılı TCK’nın 61/8.maddesi hükmü karşısında, gün olarak para cezasının belirlenmesi, arttırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılmasından sonra sonuç olarak cezanın belirlenmesi gerektiği halde, gün para cezasının belirlenip hemen paraya çevrilmek suretiyle indirimin bu miktar üzerinden ve 80 TL yerine yanlış hesap sonucu 73 TL verilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Katılana 04/01/2005 tarihinde aracın teslimi için ihtarname yapıldığı belirtilmekle, söz konusu ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının dosyaya konulması, bu tebliğin yapılıp yapılmadığı ile ilgili katılanın ayrıntılı beyanının alınması, konu ile ilgili açılan hukuk davalarına ilişkin dosyaların onaylı suretlerinin dosya içeresine konulması, ilgili kasko şirketindeki tüm bilgi ve belgelerin getirtilerek, aracın kaza yaptığı tarihteki durumuna ilişkin eksper raporu ile buna dair belgelerin getirtilmesi, aracın kaza yaptığı anda kaç kilometrede olduğunun araştırılması, aracın kaza geçirdikten sonra kilometresinin okunamadığına dair varsa tutanak ve fotoğrafların dosya içerisine konulması, aracın servisten alınması için ihtarname çekilmesinden sonra aracın bekletildiğine dair varsa sanığın şirketindeki kayıtların getirtilmesi, araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, araç parçalarının durumu, meydana gelen hasar dışında kullanıma bağlı yıpranma durumu, parçaların kullanım durumları tespit edilerek suç tarihinde kilometresinin ne kadar olduğu ve sanığın bir aylık sürede en fazla ne kadar kilometre yapabileceğinin kesin olarak belirlenmesi için rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; TCK’nın 155/2 maddesi gereğince temel cezanın 1 yıl hapis cezası yerine 6 ay hapis cezası olarak belirlendiği, aynı yasanın 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak bu kez 10 ay hapis cezası verilmek suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.