YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24948
KARAR NO : 2013/8656
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (Hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçu ise, menkul bir malın zilyedinin rızası olmaksızın bulunduğu yerden alınmasıyla oluşmaktadır.
Somut olayda; sanığın ATM önünde bekleyen şikayetçiye yardımcı olma bahanesi ile yaklaşarak, şikayetçi tarafından kendisine verilen kartı ve şifreyi kullanarak işlemi gerçekleştirdikten sonra, ATM makinesinin işlem sırası gereği önce verdiği kartı bankamatikten aldığı, kartı şikayetçiye verip ona “Amca bankamatikte para kalmamış bir de diğer bankamatikten dene” diyerek şikayetçinin bankamatiğin yanından ayrılması üzerine ATM’den kısa süre içerisinde çıkan 660 TL parayı alarak olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın müştekiye ait kartı kullanmasında hukuka aykırılık olmadığı gibi hileli hareketlerde bulunmaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun oluşmadığı, bu şekilde gerçekleşen eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.