YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24975
KARAR NO : 2013/8636
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın ayırmaya çalıştığı kavgada elinden yaralandığı, ilk tedavisini başka bir hastanede yaptırdığı,ancak elindeki hasar gören sinirlerin tedavisi amacıyla mahalleden arkadaşı olan …’nın yeşil kartını kullandığı, geçirdiği operasyon tamamlanmadan sanığın başkasına ait yeşil kartı kullandığının anlaşıldığı somut olayda yeşil kartın sanık …’ya ait olmadığının görevli doktorlar tarafından ilk bakışta anlaşılması nedeniyle sanığın eyleminin hastahane yetkilileri yanıltacak nitelikte bulunmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belirli olması karşısında tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 07.06.2011 tarih, 2011/2-60 Esas ve 2011/ 126 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nun 58.maddesine göre tekerrrür hükümlerinin uygulanabilmesi için hükmün kesinleşmesi yeterli olup infaz edilmiş olma koşulu aranmadığından, 647 sayılı Yasanın 6.maddesine göre erteli cezalar 5237 sayılı TCK döneminde deneme süresi doluncaya kadar tekerrüre esas olabilecektir. Yine deneme süresi içinde başkaca bir suç işlenmesi nedeniyle aynen çektirilmesine karar verilmesi halinde de tekerrüre esas alınabileceklerdir.
Bu itibarla, tekerrür, ikinci bir suçun işlenmesine bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olup, 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca verilen cezanın 647 sayılı Yasanın 6.maddesine göre ertelenmiş olması ve deneme süresi içinde ikinci bir suçun işlenmiş olması halinde, erteli hükmün 5237 sayılı TCK döneminde işlenmiş suç açısından tekerrüre esas alınmasının olanaklı olduğu gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.