YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25099
KARAR NO : 2013/8330
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ın diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde katılandan Irak ülkesine götürmek üzere teslim aldıkları 21 ton işlenmiş plaka alüminyum levha yükünü teslim yerine ulaştırmadıkları, sanık …’ın yükü teslim alırken kendisini Kemal Şahin olarak tanıtıp ona ait sürücü belgesi ve ruhsatın kullanıldığı şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda;
Sanıklardan Hamdullah’ın kendisini Kemal Şahin olarak tanıtıp ona ait sürücü belgesi ve araç ruhsatını kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında, 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-d maddesinde öngörülen kamu kurumu olan Trafik Tescil Şube Müdürlüğünün aracı kılındığı ve suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, Asliye Ceza Mahkemesince yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.