YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25102
KARAR NO : 2013/8327
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; sanığın, müştekiden olan alacağına karşılık 01.02.2007 tanzim tarihli 12.04.2007 ödeme tarihli 9500 TL bedelli senedi aldığı, müştekinin babası olan …’den senet bedelini almasına rağmen bedelsiz kalan senedi … 1. İcra Müdürlüğünün 2007/6090 esas sayılı icra takip dosyası üzerinden icraya koyduğu ve tahsile çalıştığı, müştekinin buna karşılık … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/232 esas sayılı dava dosyası ile menfi tespit davası açtığı ve bu davanın 04.12.2008 tarihinde karara çıkarak müştekinin sanığa borcunun olmadığının tespitine karar verildiği şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ‘180 gün’ ve ‘3.600 TL’ adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ‘5 gün’ ve ’100 TL’ adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.