Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25227 E. 2013/9119 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25227
KARAR NO : 2013/9119
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
….. Emlak İnşaat Tahahüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin yönetim kurulu başkanı olan sanığın, emlakçı sıfatıyla kendisine başvuran katılana “… Caddesi … … Sokak no:5” adresinde bulunan evi satmak konusunda aracılık yaptığı ve katılandan kapora olarak 5.000 TL ve arabasını aldığı, müştekinin kredi işlemleri için bankaya başvurduğu, kredi işmemleri tamamladıktan sonra, evin devir işlemi yapılacağı sırada sanığın evin fiyatının arttığını söyleyerek müştekiden yeniden, 10.000 TL fazla para istemesi üzerine anlaşmanın bozulduğu, katılanın sanığa araç bedeliyle birlikte toplam 28.200 TL para verdiği, bu paranın 13.000 TL.sini geri aldığı, sanığın anlaşma yapılıp belirli bir miktar parayı alıp gayrimenkulun tapuda devir aşamasına geldiğini anladıktan sonra gayrimenkulu satın alacak kişinin sosyal ve ekonomik durumuna göre ödeyemeceği miktarda para isteyerek anlaşmanın bozulmasına neden olmak suretiyle haksız menfaat temin ettiği iddia ve kabul edilen somut olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması bakımından;Sanığın katılana satmaya taahhüt ettiği, “….. Caddesi Osman Bey Sokak No:…” adresinde bulunan gayrimenkul malikinin tespiti için ilgili tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak suça konu taşınmazın tapu kaydı getirtilip malikinin belirlendikten sonra gayri menkul malikinin tanık sıfatıyla celp edilerek emlakçı olan sanığa bahse konu evin satışı konusunda yetki verip vermediğinin açıklığa kavuşturulması, buna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmi, O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.