Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25241 E. 2013/9120 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25241
KARAR NO : 2013/9120
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Turizm Seyahat Acentesinde çalışan sanığın, kişilerin hacca götürülmesi ile ilgili olarak müşterilerle maddi ilişkilerin düzenlenmesi konusunda şirket tarafından kendisine yetki verilmediği halde, sanığın suç tarihi olan 10.08.2006 tarihinde… Şirketinin temsilcisi olduğu izlenimi uyandırarak müştekiyi eşi ile birlikte hacca götüreceğini söyleyip haksız menfaat temin ettiği olayda, sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 157. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Katılanın 06.06.2008 tarihli oturumunda, sanığın kendisinden aldığı 6.000 TL’nin 3.000 TL’sini iade ettiğini belirtmesi karşısında, katılana “ kısmi ödemeye muvafakat edip etmediği” sorularak elde edilecek sonuca göre sanık lehine 5237 Sayılı TCK’nun 168/4.maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.