Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25469 E. 2013/8786 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25469
KARAR NO : 2013/8786
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, … Oto Yedek Parça ve İnşaat Emlak Gıda Limited şirketi adına… firmasının ilaç bayiliğini yaptığı, yapılan şikayet üzerine… İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından yaptırılan inceleme sonucunda sanığın, …’a satmış olduğu… isimli ilacın gerçekte boyalı su olduğu ve ambalajının da sahte olduğunun tespit edildiği, söz konusu ilacı üreten… firması tarafından gerçek ilaç dışında sahte bir ilacın sanığa gönderilemeyeceği anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde, ertelemenin sadece hapis cezaları bakımından öngörüldüğü, adli para cezalarının ise erteleme kapsamı dışında tutulduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının tck’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-Hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmiş olması karşısında, TCK’nın 53/3 maddesi gereğince, aynı maddenin 1.fıkrasının “c” bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün”, “1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “4 gün”, 80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ile “TCK’nın 53.maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin uygulanmasına” dair bölümün çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.