YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25480
KARAR NO : 2013/8784
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 158/1.fıkrasının “f” bendinde yer alan dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin oluşabilmesi için, hilenin yapılmasında bankaların etkin işlevi bulunan çek, hesap cüzdanı, dekont gibi maddi varlıklarının kullanılması gerekeceği gibi, bankanın ödeme aracı niteliğinde de olmaması icap eder. Yine, aynı kanun maddesinin “g” bendinde yer alan dolandırıcılık suçunun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanması suretiyle işlenmesi hali de nitelikli unsur olarak belirlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için de, basın ve yayın araçlarının suçun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlamış olmaları, gerçeğe aykırı haberlerle okuyucu veya izleyenlerin aldatılması suretiyle çıkar sağlanması gerekeceğinden hareketle somut olayda; sanığın, 13.04.2007 günü Hürriyet gazetesine ilan vererek, …’da bulunan ve acilen satılması gerektiğini belirttiği 1997 model Toyota marka aracını almak isteyenler için verdiği cep telefonu numarasını arayan katılanın aracı almak istemesi nedeniyle, sanığın istediği 200 TL kaparoyu Garanti Bankası …şubesindeki hesabına yatırmasına rağmen sanığın katılanla buluşmadığı gibi katılanın telefonlarını da açmayarak, menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminde; sanığın gazeteye verdiği ilanın, sadece katılana ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve katılanın aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı hilenin kullanılmasından sonra, paranın banka aracılığı ile sanığa gönderilmesi nedeniyle ödeme aracı durumunda bulunan bankanın bir rolünün de bulunmadığı dikkate alınarak, nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında, TCK’nın 157/1.maddesi yerine, aynı kanunun 158/1-f-son ve g maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.