Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25487 E. 2013/9084 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25487
KARAR NO : 2013/9084
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılanın tek yetkili ithalatçısı ve distribitörü olduğu V-Pills, B-Success, Virility Pills VP-Rx, Breast Success isimli ithal ilaçları sahte ve kaçak olarak üretip şirket ünvanı kullanarak orijinal ürün gibi piyasa sürdüğü ihbarı üzerine, güvenlik güçleri tarafından sanık ile irtibata geçilip fiyat konusunda anlaştıktan sonra söz konusu ilaçlardan sipariş verildiği, kararlaştırılan yere elinde bir koli ile gelen sanığın 250 adet V-Pills, 470 adet Virility Pills VP-Rx, 50 adet Vig-rx Formen isimli etiket ve bandları sahte olup orijinal olmayan ilaçlarla birlikte yakalandığının anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu ile dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde hapis cezasının 11 ay 7 gün yerine yanlış hesap sonucu 11 ay olarak tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Sanığın güvenlik güçlerine satmak istediği sırada ele geçirilen ilaçları başkalarına da sattığı ya da satacağına dair varsayım ile dava konusu edilmeyen kişilere yönelik eylemleri nedeniyle teselsül şartları oluşmadığı gözetilmeyerek TCK’nın 43/1.maddesinin uygulanması,
2-Sanığın orijinal olmayıp katılan şirketin markası, logosu ve ticari ünvanını taşıyan sahte etiket ve güvenlik bantları kullanılarak üretilmiş sahte ilaçları piyasa sürmeye çalışmaktan ibaret eyleminin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine muhalefet suçunu oluşturup hazırlık aşamasında bu suçtan ayrıca soruşturma yürütüldüğünün anlaşılması karşısında soruşturma sonucu araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ,
3-Kabule Göre de;
Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükümde hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.