Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25550 E. 2013/8897 K. 14.05.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 08:57
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25550
KARAR NO : 2013/8897
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılana ait işyerine gelerek kemer satın aldığı, bu esnada belinde bulunan bir tabancayı çıkartıp masanın üzerine koyduğu, kendisinin subay olduğunu söyleyerek cüzdanından üniformalı bir resim çıkartıp gösterdiği ve ayrıca vücudunun değişik yerlerini açarak yara izlerini gösterdiği, sonrasında kemerin parasını ödeyerek çıktığı, iki gün sonra yanında tanık Hakan Atılay ve birkaç kişi ile birlikte tekrar geldiği ve giyim malzemesi satın aldığı, diğer şahısların da Alpay adına alış veriş yaptıkları, sanığın katılana emekli maaşımı çekip geleyim paranızı vereyim diyerek eşyalarla birlikte iş yerinden ayrıldığı ve bu şekilde hileli hareketlerle katılanı kandırarak kendisini subay olarak tanıtıp menfaat temin etmekle dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık Mehmet Kalkan müdafii, sanıklar ... ve ...ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "100 gün" ve "2000 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün" ve " 100 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.