YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25606
KARAR NO : 2013/10502
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihi öncesinde, katılanın eşi olan tanık … ile sanığın tanışıklıklarının bulunduğu, sanığın tanık …’yi, … Sigorta adında bir işyeri açtığını, satılık araçlarının olduğunu söyleyerek işyerine davet ettiği, suç tarihinde katılanın araba alımı için anılan … Sigorta isimli işyerine gittiğinde sanık ile muhatap olduğu, beğendiği Honda marka CRV jeep için pazarlık ederek 36.500 TL bedelle anlaştıkları, 11.500 TL’yi peşin olarak verdiği, geri kalan 25.000 TL’nin ise şirket adına 12 ay vade ile çekilecek kredi ile ödemelerinin katılan tarafından yapılması şartı ile anlaşmaya varıldığı ve bu şekilde banka sözleşmesinin yapılacağının katılana bildirdiği ancak sanığın, krediyi 24 ay olarak bankadan çektiği, katılanın 12 ay geçince borcunun bittiği gerekçesiyle aracın devrini talep ettiğinde, arabanın Akbank’a rehinli olduğunu ve borcun 24 ay olarak düzenlendiğini gördüğü, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; katılanın ve eşi tanık …’nin aşamalardaki anlatımlarında, yapılan protokol uyarınca 12 ay vadeli olarak her ay 2270 TL’yi sanığın Akbank’da bulunan hesabına gönderdiklerini, sonradan kredinin 24 ay vadeli olarak çekildiğini, taksitlerin daha az olduğunu ve fazla yatırılan 835 TL’nin sanık tarafından haksız olarak alınıp kullanıldığını beyan etmeleri karşısında, Akbank’tan çekildiği anlaşılan kredi bilgilerinin celp edilerek, katılan tarafından hangi hesaba ne kadar para gönderildiği ve banka ödemelerinin ne şekilde, hangi miktarda yapıldığı, sanık tarafından haksız olarak elde edilen miktarın bulunup bulunmadığı araştırılarak, protokolde imzası bulanan … ‘ın da bilgi ve görgüsü sorulup tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.