YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25759
KARAR NO : 2013/8747
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurundurumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, doğrama atölyesi işleten katılanın işyerine gelerek daha önceden bu işyerinde çalışan…isimli şahsı tanığını, onun kendisini gönderdiğini, bir kaç eski kapı almak istediğini, yardıma muhtaç kişilere vereceğini, hayırsever kişilerin yabancı uyruklu olduklarını, parayı bu şahıslardan alıp katılana vereceğini söyleyerek otuz adet eski daire kapısı siparişi verdiği, 2.100 TL’ye analaştıkları, ayrıca üç tane de köpek kulübesi yapmasını istediği, bunun içinde 240 TL ye anlaştıkları, katılan ile birlikte motorsikletle yola çıktıkları, motorsikleti bir binanın önünde durdurduğu, müştekiye sen burada bekle ben yabancılardan para alıp geleyim diye konuşup binaya girerek 5 dakika sonra geri gelip bu işlem tamam diye sözler söylediği, yola devam ettikleri, hal kavşağındaki Akbank Şubesinin önünde takım elbiseli bir şahsa kapıları göstereceğini belirterek katılandan 1400 TL parayı aldığı, tekrar motorsikletle hareket ettikleri, işyerine geldiklerinde Akbank Şubesi önündeki şahsı alıp getirmek istediği, işyerinde kaldığı, katılanın belirtilen yere gittiğinde ilgili şahsı bulamadığı, oradan ayrıldığını öğrendiği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hüküm fıkrasının 4. Maddesinde tekerrüre esas ilam yazılırken ‘2007/33 esas olarak yazıldığı ancak tekerrüre esas alınan dosya esas numarası ‘2007/233 esas olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.