YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25760
KARAR NO : 2013/8749
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, mobilya imalatçısı olan katılanın iş yerine giderek kendisine… isimli turizm kopleksinin muhasebecisi olarak tanıtarak katılan üzerinde güven sağladığı, buradaki yabancı müşterilerin 20 adet gardrop yaptıracağını söyleyerek fiyat istediği, katılanın 250 TL fiyat verdiği ancak 300 TL’ye yapmasını, dolap başı 50 TL komisyon istediğini söylediği, katılan tarafından teklifin kabul edildiği, yabancı müşterilerden dolap başı paranın tek tek euro olarak toplayacağını, yabancı para alacağı için para üstünü türk lirası olarak vereceğini belirterek bu nedenle para gerektiğini katılana söylemesi üzerine, katılan tarafından 1600 TL ile 150 euro parayı verdiği, dolap yaptırılacak… isimli yere gitmek üzere, yola çıktıkları motorsikleti süren katılanı… Kasabasında bir binanın önünde durduğu, binaya girip bir müddet sonra geri gelerek belirttiği anahtarı aldığını söylediği, daha sonrada sanayi civarındaki çıraklık eğitim merkezi civarına geldikleri, bir arkadaşına uğramak üzere, bir binaya girdiği ancak geri gelmediği, paralarla birlikte uzaklaştığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.