YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25922
KARAR NO : 2013/10539
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın cep telefonunu müzik dinlemek için aldığını birlikte bulundukları alanda müzik dinlerken diğer arkadaşı ile konuşurken sanığın telefonu iade etmeden gitmiş olduğunu, belirtmesi karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.06.2012 gün ve 2011/15-440 E; 2012/229 K sayılı kararında açıkça belirtilidiği gibi, sanığın, kullanıp kısa sürede iade edilmek üzere, şikayetçi tarafından zilyedliği devredilmek sizin kendisine verilen cep telefonunu geri vermeyip olay yerinden uzaklaşmaktan ibaret eyleminin “hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde “güveni kötüye kullanmak” suçundan hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasının 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine; 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.