Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25959 E. 2013/9260 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25959
KARAR NO : 2013/9260
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın hazır olduğu 03.04.2008 tarihli celsede verilen karara yönelik, sanık müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 16.06.2008 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan kurumun 5271 Sayılı CMK’nın 237/2 ve 238.maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilip, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlendikten sonra, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ün kendisine,eşine ve çocuğuna ait yeşil kartların vize sürelerinin gelmesi ve vize işlemlerinin de belirli bir süre alması nedeniyle yeşil kartları daha çabuk vize ettirmek için sanık …’dan yardım istediği, bu sanığın iş takibini yapacağı ve işlemleri hızlandıracağı vaadi üzerine kendisine ve aile fertlerine ait yeşil kartları bu şahsa verdiği, sanık … tarafından yeşil kartların vize işlemlerinin yapılarak iade edildiği, bilahare güncelleme işlemi nedeniyle kurumca geri alınan yeşil kartların sanık … tarafından vizesi yaptırılan 3 Mayıs 2007 ile 3 Mayıs 2008 tarihleri arasında geçerli olduğuna dair mühür, memur kaşesi ve imzasının sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu somut olayda;
Sanık …’ün, herhangi bir resmi sıfatı olmayan …’ya suça konu yeşil kartların vizesini yaptırması için vermesi karşısında, Suça konu yeşil kartların sanık … tarafından sahte olarak uzatılan vize süresi içerisinde kullanılıp kullanılmadığı, kullanalmışsa kamu zararının ne kadar olduğu, suç tarihi itibariyle yeşil kartların üzerlerine yazılan geçerlilik sürelerinin bilgisayar ortamında kaydedilmesinin zorunlu olup olmadığı, yeşil kart sağlık karnelerinin provizyon sistemine tabi olup olmadıkları hususları araştırılıp sonucuna göre yeşil kart sağlık karnelerinin kullanılabilmesi için uzatılan vize sürelerinin bilgisayar sistemine kaydedilmek suretiyle işlemesinin gerekli olduğunun bildirilmesi halinde sahte vize işleminin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmayacağı ve buna göre aldatma yeteneğinin oluşup oluşmadığı, karne sahiplerinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediği de araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksiz incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.