YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26121
KARAR NO : 2013/9566
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan … … ait … plaka sayılı aracı 4500 TL bedelle satın almak için tarafların adi yazılı sözleşme yaptıkları, sanığın bu anlaşma çerçevesinde tanık …ın Yapı Kredi Bankası … Şubesinde bulunan hesabına istinaden verilen çek karnesinde bulunan ve daha önceden çalınarak 20.02.2007 keşide tarihli ve 9000 TL bedelli olarak sahte bir şekilde tanzim edilen … seri nolu çeki tanık…tarafından ciro edilmiş gibi onun adını yazıp imzasını atarak satın almış olduğu aracın borcuna karşılık katılanlara verdiği, çekin tutarının tahsil edildikten sonra kalan 4500 TL paranında sanığa iade edilmesi hususunda katılanlar ile sanığın yine anlaşma sağladıkları, akabinde suça konu çekin katılanlar tarafından bankaya ibrazında çalıntı olduğunun ve sahte olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı olayda, mahkemenin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.