YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26262
KARAR NO : 2011/14677
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in, 3167 sayılı Çek Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1.maddesi gereğince 2.282.000.000 Türk lirası, aynı suçtan sanık İsmail Fazıl Tokatlı’nın, 2.697.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına dair Şişli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2003 tarihli ve 2001/2525 esas, 2003/1800 sayılı kararının infazı sırasında, katılan vekilinin sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle feragatin diğer sanığa da sirayeti söz konusu olduğundan bahisle her iki sanık hakkındaki davanın ve cezanın ortadan kaldırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 29/05/2009 tarihli ve 2001/2525 esasa, 2003/1800 sayılı ek kararına karşı itirazın reddine dair İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2009 tarihli ve 2009/853 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/09/2010 gün ve 2010/10801/56776 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2010 gün ve 2010/234017 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
Sanık…. hakkında atılı suçtan dolayı hükmedilen 2.697.000.000 Türk lirası ağır para cezasının, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/10/2007 tarihli ve 2006/5179 esas, 2008/4263 karar sayılı ilamı ile 2.647,00 yeni Türk lirası adli para cezası olarak düzeltilerek onanmasına karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede,
Hedef Yatçılık ve Turizm A.Ş.’ni temsilen, …….. Şubesinde bulunan çek hesabına ait 2.647.000.000 Türk lirası bedelli çeki keşide eden sanık….’nın eylemi ile aynı şirketi temsilen Vakıfbank …… Şubesinde bulunan çek hesabına ait 2.285.000.000 Türk lirası bedelli çeki keşide eden sanık …’in eyleminin birbirinden bağımsız iki ayrı suçu oluşturup, birinin eyleminin diğerininkine sirayetinin söz konusu olmaması karşısında, sadece hakkındaki şikayetten vazgeçilen sanık … ile ilgili karar verilmesi gerekirken, her iki sanık hakkında yazılı şekilde verilen karara karşı itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 5.Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 31.08.2009 gün ve 2009/853 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.