Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26285 E. 2011/19490 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26285
KARAR NO : 2011/19490
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ün 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1.maddesi gereğince 17.030 Türk lirası para cezası ile cezalandırılmasına dair … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2010 tarihli ve 2009/1536 esas, 2010/425 sayılı kararını müteakip, … Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz mercii gösterilmediğinden anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda tereddüt hasıl olduğundan bahisle vukubulan talep üzerine hükmün yerine getirilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 24.11.2010 tarihli ve 2009/1536 esas, 2010/425 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2010 tarihli ve 2010/1595 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.01.2011 gün ve 2010/966/5366 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2011 gün ve 2011/62977 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilamı ile Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 13.07.2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadğı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, katılan vekilinin yüzüne karşı sanığın yokluğunda verilen … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2010 tarihli kararında kanun yolu mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadğı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiyle de gönderilmediği cihetle, anılan kararının kesinleşmemesi sebebiyle infaz için gönderilen kararın kesinleşip kesinleşmediği hususuna yönelik … Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 24/11/2010 tarihli kararına yönelik itirazın kabul yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları Y.C.G.K’nun 05.10.2010 tarih ve 2-169 esas, 188 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; usulüne uygun olarak sanığa tebliğini müteakip süresinde temyiz edilmeyerek kesinleşen … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2010 tarih ve 2009/1536 esas 2010/425 sayılı kararında kanun yolu mercinin gösterilmemiş olmasının temyiz süresinin işlemesine engel olmadığı, ayrıca hükümde başvurulacak yasa yolu süresi açıkça belirtildikten sonra “temyiz yolu açık olmak üzere” denilmek suretiyle temyizen inceleme merciinin Yargıtay olduğunda kuşku bulunmaması ile kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşmesi hususunun yargılama faaliyetinin doğal sonucu olması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.