YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26349
KARAR NO : 2012/30647
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1.maddesi gereğince 123.313,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2006 tarihli ve 2006/118 esas, 2006/957 sayılı kararını müteakip, 20.12.2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca lehe olan kanunun uygulanması talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda, sanığın 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52.maddeleri gereğince 75.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, çek düzenlemekten ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 28.04.2010 tarihli ve 2006/118 esas, 2006/957 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.04.2011 gün ve 2011/4425/20118 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2011 gün ve 2011/184188 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın … Bankası A.Ş … – … Şubesinde bulunan hesabından keşide ettiği 25.08.2005 tarihli ve 250.000,00 Türk lirası bedelli çekin, süresinde muhatap bankaya ibrazında karşılığının bulunmaması sebebiyle yapılan yargılama sonucunda;
… Asliye Ceza Mahkemesince, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun daha lehe olduğundan bahisle anılan Kanun’un 5/1.maddesine göre belirlenen 1500 gün adli para cezasının günlüğü 50,00 TL’den çevrilmek suretiyle sanığın 75.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, aynı Kanun’un 5/1-2. cümlesinde yer alan “Ancak, hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, adli para cezası miktarının çek bedeli olan 250.000,00 Türk lirasına yükseltilmesi gerektiği, bu durumda 3167 Kanun uyarınca en fazla hükmedilebilecek miktar olan 80.000,00 Türk lirası adli para cezasının sanığın daha lehine olduğu, diğer yandan 3167 sayılı Kanun uyarınca sanığın bir yıl süre ile çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, 5941 sayılı Kanun gereğince süresiz çek düzenlemekten ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetildiğinde, 3167 sayılı Kanun yerine, sanık aleyhine olacak şekilde 5941 sayılı Çek Kanunu’na göre hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suç tarihinden yürürlükte olan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu hükümlerinin ayrı ayrı olaya uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların belirlenmesi, öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanıp, sanığın lehine sonuç doğuran kanunun bir bütün halinde uygulanması gerekmesi karşısında kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu gerekçeyle yerinde görüldüğünden … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2010 gün ve 2006/7118 esas, 2006/957 sayılı ek kararının CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.