YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26371
KARAR NO : 2011/8013
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 504/7, 80, 522, 523, 59. maddeleri uyarınca 3 ay 26 gün hapis ve 3.264.475 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 12/05/2000 tarihli ve 1997/8 esas, 2000/17 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün 08/03/2010 tarihli dilekçesi ile adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 8. ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddeleri uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 09/03/2011 tarihli ve 2011/239 değişik … sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/118 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.06.2011 gün ve 2011/8702/36741 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2011 gün ve 2011/245798 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin ikinci fıkrasındaki, “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlünün sabıka kaydını oluşturan suçun Anayasanın 76. maddesinde sayılan “dolandırıcılık” suçu olup, 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmemesi halinde arşiv kaydının silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi isabetsiz olup, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2011 gün ve 2011/43 D. … sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.