Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65469 E. 2011/7145 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65469
KARAR NO : 2011/7145
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK”nın 232/6 maddesine göre temyiz merciin Yargıtay bulunduğunun anlaşılması karşısında, kanun yollarının usule uygun olarak gösterilmiş olduğunun kabulü ile tebliğnamedeki bu hususa yönelik düşünceye iştirak edilmemiştir, ancak Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ evrakında sanığın adreste bulunmama nedeninin belirtilmediği gibi muhataba haber verilmesi için komşusu olarak gösterilen kişinin kimliği ve imzasıda yer almadığından usule uygun bir tebliğden sözedilemeyeceğinden sanık …’in öğrenme üzerine ve 12/04/2011 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar haklarında …”e yönelik satecilik ve dolandırıcılık eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde,
a-Dosya içeriği ve bilirkişi raporuna göre sanıkların … adına Nüfus Müdürlüğünden usule uygun alınmış ve imzalanmış nüfus kayıt örneği üzerinde şahsın 16/07/2005 tarihinde ölmüş olduğuna dair kaydı silip sağ olarak değiştirdikten sonra renkli fotokopi ile üretilen 23/10/2007 tarihli sahte nüfus kayıt örneği ile sanık …’in 23/10/2007’de …’ın banka hesabından para çekmek isterken ölü olduğunun anlaşılmasıyla olayın ortaya çıkması, sanık …’in aynı nüfus kaydı ile 14/12/2006, sanık …’in 01/06/2007 tarihlerinde aynı şekilde ölü şahsın hesabından para çektiğinin iddia edilmesi karşısında

YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M
Öncelikle sahteciliğe konu belgenin renkli fotokopi ile üretilmiş suret olup belge aslının ortada olmadığı gibi, 23/10/2007 tarihli olan belge ile belge tarihinden önce 14/12/2006 ve 01/06/2007 günlerinde para çekildiğinin iddia edilmesine göre, ilgili bankadan bu tarihlerde para çekilmesi sırasında 23/10/2007 tarihli belgenin kullanılıp kullanılmadığı ve para çekme tarihine uygun başka nüfus kayıt örneği ibraz edilip edilmediği sorulup varsa dosyaya getirtilmek suretiyle açıklığa kavuşturulduktan sonra sahtecilik suçuna konu belgede aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların, ölü olan …’ın banka hesabından para çekerek bankayı dolandırdıklarının iddia edilmesi karşısında, dosya içeriğinden adına deprem konutu inşa edilen …’ün banka hesabına Bayındırlık Bakanlığından gelen paraları istihkak evrakı düzenleyip Inşaatın tamamlanması oranında tahsil etmek hususunda vekaletnamelerinin bulunmasına göre, yukarıdaki bozma nedenine göre suçta kullanılan belgenin sahteliği,

T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
aldatma kabiliyenin bulunup bulunmadığı belirlenip, Bayındırlık Bakanlığından da inşaatın sözleşmeye uygun yapılıp, ilgili ödemelere hak kazanılıp kazanılmadığı araştırılmadan ve sanıkların savunmaları karşısında, …’ın para çekme tarihlerinde ölü olduğunu gerçekten bilip bilmedikleri araştırılarak ve dolandırıcılık suçunda hilenin ne surette oluştuğu karar yerinde tartışılmadan eksik tahkikatla ve yazılı gerekçelerle hüküm kurulması.
2-Sanık … hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığın, … ve …’nın … adına düzenlenmiş vekaletname suretlerinde tahrifatla kendi adını yazmak suretiyle bu kişilerin hesabından para çekmek üzere bankaya ibraz ettigi ve banka tarafından sahteliğin anlaşılmasıyla ödeme yapılmadığı, mahkemece de aldatıcılık vasfının bulunmamasından dolayı belgelerde sahtecilikten sanıklar haklarında beraat kararı verilmesi karşısında, dolandırıcılık suçunda hilenin ne surette oluştuğu karar yerinde tartışılmadan yazılı gerekçelerle mahkumiyet hükmü kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.