Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65678 E. 2013/9218 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65678
KARAR NO : 2013/9218
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanıkla katılan arasında 2004 yılında gübre alışverişi yapıldığı, gübreyi alan katılanın sanığa, 01/03/2004 düzenleme tarihli, borçlusunun kendisi olduğu 8.000 TL bedelli senet verdiği, bu borçtan 3.000 TL sinin ödendiği, geri kalan paranın ödenmemesi üzerine sanığın, avukatı aracılığıyla 05/06/2007 tarihinde kalan alacağı olan 5.000 TL için elindeki kambiyo senedine dayanmadan, ilamsız takip başlattığı, katılanın takibe itiraz etmediği, kesinleşen takip nedeniyle 21/03/2008 tarihinde haciz işleminin tatbik edildiği, daha sonra katılan ve sanığın, sanığın avukatının bürosunda 25/08/2008 tarihinde bir araya gelerek, faiz vs. hususlarını da değerlendirip borcun 6.000 TL olduğunu kararlaştırdıkları, bunun için de 27/08/2008 ödeme tarihli, borçlusunun katılanın kayınpederi olan Duran, kefilinin katılan olduğu yeni bir senet tanzim ettikleri, iki gün sonra parasını almak üzere sanığın, katılanla adliyede buluştuğu, katılanın, paranın tesliminden önce icranın kaldırılmasını istediği, sanığın da bunun için yazdığı dilekçeyi sanığa göstererek, “parayı verirsen bu dilekçeyi icraya vereceğim”dediği, bu sırada katılanın, sanığın elindeki senedi aldığı, kendisinin kefil olduğu bu senetteki imza kısımlarını yırttığı, birlikte icra dairesine gittikleri, masrafların kendisi tarafından ödeneceğini duyunca, icradan ayrıldığı, sanığın iddiasına göre, katılanın kendisine 6.000 TL alacağını vermeden senedi aldığı, katılanın ise, parayı vermesine rağmen icraya devam edildiğini iddia ettiği, taraflar arasında devam eden menfi tespit davasının bulunduğu, böylece sanığın bedelsiz senedi takibe koymak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılanın, sanığa ödeme yaptığını tanık veya başka bir belge ile ispat edemediği, aralarındaki hukuki ihtilafın mahkemede devam ettiği, sanığın, ödeme iddiasından önce icra takibine geçtiği, devam eden takip sürecinde ödemenin yapıldığının belirtildiği, bu takibin de senede dayalı olmadığı, katılan tarafından ödeme yapılmayınca devam eden bu takibin diğer icrai işlemlerine geçildiği, ortada ödemeden sonra takibe konulan bir senedin bulunmadığı, bu nedenle TCK’nın 156. maddesinde düzenlenen suçun, maddi unsurunun oluşmadığı, ayrıca, sanığın, yapılan ödemeleri düştükten sonra geriye kalan miktar üzerinden takip başlattığı dikkate alınarak suç işleme kastıyla da hareket etmediği, bu nedenle suçun manevi unsurunun da oluşmamış olması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.