YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65709
KARAR NO : 2013/10008
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Vakıfbank … Şubesi müdürü iken emekliye ayrılan katılan … ile bir şekilde tanışan sanığın, katılana tanışma sırasında kendisini başbakanlık eski müsteşarı olarak tanıtarak katılanın emekli olduğunu öğrenmesi üzerine kendisini Yapı Kredi Bankası Şube Müdürü olarak yerleştirebileceğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter yardımcısı …’ı tanıdığını ve onun adına hareket ettiğini söyleyerek katılanda güven duygusu oluşturduğu ve akabinde 07.12.2007 tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak “müdürüm, bana bugün 1.000TL lazım, bana borç olarak yollarmısın, bir yere geçici teminat yatıracağım, İstanbul’da öderim” şeklinde mesaj çekerek katılanın 1.000TL’yi eft yoluyla para göndermesini sağladığı ve daha sonra bu parayı geri ödemediği şeklinde gerçekleşen eyleminin kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle bir işin gördürüleceği vaadi ile dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hüküm fıkrasında suç ve sevk maddesi gösterilirken “kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle bir işin gördürüleceği vaadi ile dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 158/2 maddesi“ yerine “ kamu görevlileri ile ilişkisi olduğu ve onların nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve katılanı Yapı Kredi Bankasında işe yerleştireceği vaadiyle bankayı aracı kılarak dolandırmak suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 158/2 maddesi yollamasıyla aynı kanunun 158/1-f-son maddesi” yazılmış ise de bu husus mahallinde düzeltilebilecek maddi bir hata olarak görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.