YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65732
KARAR NO : 2013/10024
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekmektedir.
Babasına ait kredi kartı ile para çekmek için bankamatiğe gelen katılan …’ın, kartla nasıl para çekeceğini bilmediğinden bankamatik yakınında bulunan önceden tanıdığı sanıktan yardım istediği, sanığın kartı bankamatiğe sıkıştığını söyleyip katılanın iki kez şifresini girmesini sağladığı, katılana bankaya giderek kartı iptal ettirmesi
gerektiğini kendisinin burada beklediğini söyledikten sonra katılanın bankaya gitmesini fırsat bilerek şifresini öğrendiği kart ile hesaptan 910 TL para çektiği ve olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın eyleminin zilyetliğin devredilmemiş olması nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilirken TCK’nın 52/4.maddesi uyarınca ödenmeyen para cezalarının hapse çevrileceğinin belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.