YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65735
KARAR NO : 2013/10021
KARAR TARİHİ : 29.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan şirkette şoför olarak çalıştığı, katılan şirketin Shell benzin istasyonları ile yaptığı anlaşmaya göre oluşturduğu taşıt tanıma sistemi olarak adlandırılan elektronik sisteme sanığın kullanmış olduğu aracın tanıtıldığı ve buna göre sanığın ihtiyacı olduğu herhangi bir zamanda yol güzergahında bulunan bir istasyondan aracın kapasitesi kadar mazot alabileceği, sanığın suç tarihlerinde güzergahda bulunan benzin istasyonuna bir arkadaşının aracını tanıtmak sureti ile iki seferde toplam 1200 litre mazotu arkadaşının aracına aktardığı ve bedelini de aldığı böylece sanığın aracın yakıt ihtiyacını karşılamak üzere kendisine zilyedliği teslim edilen mazotu bir başkasına satmak sureti ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği anlaşıldığından, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “133 gün”, “110 gün” ve “2640 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “96 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.