YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65793
KARAR NO : 2013/9634
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli doalndırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanların sahibi olduğu…Mahallesi 6417 ada, 7 nolu parseldeki taşınmaz için müteahhit olan şikayetçi … ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları, şikayetçiye müteahhitlik payı olarak 12 nolu bağımsız bölümünün ayrıldığı, şikayetçinin de aralarında yaptıkları yazılı protokol ile bu daireyi sanığa sattığı, ancak tapu devrinin yapılmadığı, müteahhit …’nun ekonomik sorunları nedeni ile iskan için gerekli parayı bulamaması üzerine ortak bir formül olarak sanığın söz konusu bağımsız bölümü tapuda devralıp bankadan 100.000 TL kredi çekerek taşınmaz üzerine ipotek koydurması gerekirken tapu müdürlüğünde 12 nolu bağımsız bölümü devraldıktan sonra kredi başvurusunu iptal ettirdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında daha önceden taşınmazı satın aldığını beyan ederek müteahhit ile aralarındaki protokol suretlerini dosyaya sunması, katılanlar tarafından 12 nolu bağımsız bölümün müteahhitin hakkı olduğunun; müteahhit tarafından da bu dairenin sanığa protokol ile
satıldığının kabul edilmesi karşısında tarafların arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesi ile verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.