Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65817 E. 2013/9346 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65817
KARAR NO : 2013/9346
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, … Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında sözleşmeli memur olarak çalışan ve vakfın müdürünün görevde olmadığı zamanlarda vekaleten müdürlük görevini de yürüten sanığın, vakıfca yardım yapılmasına karar verilen mağdurlara ait ödeme talimatı bilgisini içeren belgelerin paraların yatırıldığı banka hesabının bulunduğu … Vakıfbank Şubesi’ne ibraz edilecek nüshasına kendi adı olan …’a ödeyiniz şeklinde el yazısı ile yazıp imzasını atıp bu parafın üzerine vakfın mührünü bastıktan sonra ayrı ayrı belgelerle ve farklı zamanlarda bankadan toplam 5.350,00TL yardım parasını çektiği iddia edilen olayda,Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafii ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; 5271 sayılı yasanın 231/5 maddesindeki ölçütler irdelenmeden, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; 5263 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu uyarınca il ve ilçelerde kurulan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mütevelli heyetlerinin teşkili 3294 Sayılı Yasanın 7. maddesinde, gelirleri 8. maddesinde, muafiyetler ise 9. maddesinde düzenlenmiş olup, vakfın niteliği, malları ve paraları hakkında özel bir hüküm bulunmadığı gibi anılan yasanın son maddesinde de vakfın Medeni Kanundaki hükümlere göre tescil edileceğinin belirtilmesi karşısında kamu gücü ayrıcalıkları bulunmadığından vakıflara ilişkin mevzuatın uygulanması gerektiği ve adı geçen vakıfların kamu kurumu ve kuruluşu olarak kabul edilemeyeceğinden belgelerinin de resmi sayılamayacağı anlaşılmakla sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilikten hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.