Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65872 E. 2013/10305 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65872
KARAR NO : 2013/10305
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanıkların çalıştıkları … Bankası Şirinyer Şubesinde … … Ltd. Şti.nin yetkilisi olan katılan …’ın hesabının bulunduğu ve aynı zamanda bu şirketin CDT … şirketiyle aralarında ticari münasebet bulunduğu, CDT … şirketinin yine müşterisi olduğu … Bankası Şirinyer Şubesine borcuna mahsuben katılan … … şirketine gönderilmek üzere 170.000 TL’nin havale yapılması konusunda talimat faksı çektiği ve bu talimat uyarınca banka tarafından 170.000 TL’nin CDT … şirketine ait hesaptan çekilerek havale yoluyla katılan … … şirketi hesabına geçirildiği ancak bir müddet sonra İskenderun’ dan CDT … Şirketinin ödeme güçlüğü çektiğine dair bir haber ulaşması nedeniyle 170.000 TL’yi katılanın hesabından çekerek …’e ait şirketin hesabına aktardıkları ve bu paranın da …’in şirketinin aynı banka şubesinden almış olunan kredi borcuna mahsup etmek üzere el konuldukları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükmün yöntemine uygun biçimde kurulduğunun anlaşılması karşısında, bu yöndeki bozma isteyen tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5237 sayılı TCK’nın cezaların toplanması kuralına yer vermediği, sanıklar hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu gözetilmeden cezaların toplanması,
b) 5237 Sayılı …nun 52.maddesi gereğince, adli para cezası gün olarak belirlenip, artırım ve indirimlerin yapılmasından sonra bulunacak miktarın aynı maddenin 2.fıkrası gereğince 20-100 TL arasında belirlenecek miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının belirlenmesi yerine, yazılı şekilde uygulama yapılarak …nun 61/8 maddesine aykırı davranılması,
c)Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; cezaların toplanmasına ilişkin bölümün çıkartılması ile hapis cezasından çevrilen adli adli para cezasının 6.000 TL olarak belirlenmesi, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ‘60 gün’ ve ‘1000 TL’ adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ‘5 gün’, ’4 gün’ ve ’80 TL’ adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.