YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65878
KARAR NO : 2013/1896
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin 13/06/2005 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılan ile … şirketler grubunun sahibi olan sanık …’ın Bodrum’da inşa edilen 40 ve 41 nolu villalarının satımı konusunda anlaştıkları, bunun üzerine katılanın sanık …’a 07/06/2005 ve 13/06/2005 tarihli makbuzlardan da anlaşılacağı üzere 56665 Euro ödemede bulunduğu, yapılan bu anlaşma karşısında taşınmazların satımı hususunda oğlu diğer sanık … tarafından vekil tayin edilen sanık …’ın katılanın talebine rağmen tapuda resmi sened düzenlemediği, katılanın daha sonra 40 ve 41 nolu villaların asıl malikinin … olduğunu 41 nolu villanın daha önce de … adında Danimarkalı bir şahsa satıldığını ancak şahsın şikayetci olmadığını öğrendiği sanıklar ve müdafiilerinin ise yaptıkları savunmalarda katılanın söz konusu villaları İngilizlere satmak istediğini bunun için villara masraf yaptıklarını ancak katılanın ödeme yapmaması nedeniyle devir işlemini yapmadıklarını villaların daha önce …’a satıldığının doğru olduğunu ancak bu şahsın bedeli ödeyememesi ile aralarında yeniden 28.05.2003 tarihinde satış protokolü yaparak haricen geri aldıklarını, … isimli şahsın ise daha sonra satış işleminden vazgeçtiğini satışın yapılmadığını açıkladıkları olayda; sanıklar ve katılan arasındaki ihtilafın suç konusu taşınmazların harici satımlarından kaynaklanan hukuki ihtilaf olduğu sanıklar üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.