Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65987 E. 2012/46621 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65987
KARAR NO : 2012/46621
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, mağdurlar … ve … ile İnternet ortamında tanışarak MSN yoluyla yazıştıkları, bu yazışma ve görüşme sırasında sanığın her iki katılana da kendi resmi yerine yakışıklı bir erkek mankenin resmini kullandığı, UBS Bank’ın üst düzey yöneticisi olduğuna dair hayali profil hazırlayarak, bu bilgileri içeren profili mağdurlara internet ortamında gösterdiği, aynı zamanda aslen …’dan önemli bir aileye mensup olduğunu da söylediği, her iki mağdura da gerçek olmayan, hileli yöntemlerle, baştan beri dolandırıcılık kastı ile hareket ederek, maddi durumu çok kötü olan Osman Yavuz ismindeki bir askere para göndermek istediğini, kendisinin banka hesabının yurt dışı olması nedeniyle göndereceği paranın askerin eline geç ulaşacağını, bu nedenle de askerin mağdur olacağını belirterek, kendisinin askere göndereceği parayı, askerin mağdur olmasını önlemek gayesi ile mağdurların göndermesini istediği, bu paraya
ilişkin havaleyi mağdurun adına çıkarıldığını belirterek, USB Bank Newyork şubesine ait sahte hazırladığı banka havale dekontunu İnternet ortamında mağdurlara göstererek, paranın kendilerine gönderildiği yönünde kanaat oluşturduğu, gerek sanık tarafından baştan beri hileli yollarla uyandırılan güven, gerekse havale dekontunda kendi isimlerinin olması nedenleriyle sahteliğini fark edemeyen katılanların, sanığın babası olan Osman Yavuz adına … … Bankası Şubesindeki hesaba mağdurlardan … 2005 Haziran ayında 3-4 kez olmak üzere toplam 1.700-TL,…’nun 2005 Ağustos ayında kısa aralıklarla toplam 2.050.-TL, …’un ise 06.12.2005 tarihinde bir defa olmak üzere 200-TL para havalesi gönderdiği, böylelikle hileli söz ve davranışlarla katılanları ikna eden sanığın haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla üzerine atılı suçların subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın hazır bulunduğu 05.03.2009 tarihli duruşmada Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydının okunup tutanağa geçirilmesine, 09.04 2009 tarihli oturumda katılanların istinabe yoluyla alınan beyanları okunarak bu hususun zapta yazılmasına, ayrıca temel ceza belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesine, oluşa ve mahkemenin takdirine göre,sanık hakkında TCK 62. uygulanmamasında ve TCK’nun 168.maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan 1/6 oranında indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmeyerek bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında katılan … Sakrucuya karşı işlediği dolandırıcılık suçundan verilen cezanın,TCK’nun 43/1. Maddesi gereğince 1/4 nispetinde artırım uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak fazla ceza tayin olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün 1.fıkrasında yer alan “sanığın TCK’nun 158/1-f maddesi uyarınca 200 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, TCK’nun 43/1. Maddesi gereğince 1/4 nisbetinde artırılarak 250 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, TCK.nun 168/2 maddesi uyarınca takdiren 1/6 nispetinde indirilerek sanığın 208 gün adli para
cezası ile cesalandırılmasına, sanığa verilen 208 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca beher günlüğü 20.TL. hesabı ile 4160 TL. adli para cezasına çevrilmesine,”
Hükmün 2.fıkrasında yer alan ”sanığın TCK’nun 158/1-f-son gereğince 260 gün adli para cezasıyla cezalandırılması,TCK’nun 43/1. Maddesi gereğince 1/4 nispetinde artırılarak 260 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, TCK.nun 168/2 maddesi uyarınca takdiren 1/6 nispetinde indirilerek sanığın 216 gün adli para cezası ile cesalandırılmasına, sanığa verilen 216 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca beher günlüğü 20.TL. hesabı ile 4320 TL. adli para cezasına çevrilmesine,”
İbarelerinin yerine ”sanığın TCK’nun 158/1-f maddesi uyarınca 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,43/1 maddesi uyarınca cezasının 1/4 nisbetinde artırılarak 6 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, sanığa verilen cezanın TCK.nun 168/2 maddesi uyarınca takdiren 1/6 nispetinde indirilerek sanığın 5 gün adli para cezası ile cesalandırılmasına, sanığa verilen 5 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca beher günlüğü 20.TL. hesabı ile 100 TL. adli para cezasına çevrilmesine,”
Hükmün 3.fıkrasında yer alan ”sanığın TCK’nun 158/1-f-son gereğince 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, TCK.nun 168/2 maddesi uyarınca takdiren 1/6 nispetinde indirilerek sanığın 41 gün adli para cezası ile cesalandırılmasına, sanığa verilen 41 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca beher günlüğü 20.TL. hesabı ile 820 TL. adli para cezasına çevrilmesine,”
İbaresinin yerine “sanığın TCK’nun 158/1-f-son gereğince 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılması, sanığa verilen cezanın TCK.nun 168/2 maddesi uyarınca takdiren 1/6 nispetinde indirilerek sanığın 3 gün adli para cezası ile cesalandırılmasına, sanığa verilen 3 gün adli para cezasının TCK.nun 52/2 maddesi uyarınca beher günlüğü 20.TL. hesabı ile 60 TL. adli para cezasına çevrilmesine,”
Yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.