Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65989 E. 2013/9817 K. 28.05.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 08:57
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65989
KARAR NO : 2013/9817
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın yolda yürümekte olan şikayetçinin yanına gelip yakınlık kurmaya çalışarak yanında yürümeye başladığı, yolda mendile sarılı vaziyette içinde dolar banknotu görünen çıkını eğilip alan sanığın şikayetçiye ortak olduklarını söyleyip, bir apartmanın önünde oturduklarında yanlarına gelen sanıkla işbirliği içerisinde olduğu anlaşılan kimliği belirlenemeyen bir şahsın, iki bin dolar parasını düşürdüğünü, parayı görüp görmediklerini sorduğu, sanığın kendi cebinden parasını çıkarıp şahsa göstererek kendisinde dolar olmadığını söylemesinin ardından şikayetçiye üzerindeki parayı göstermesini söylediği, şikayetçinin üzerindeki 30,00 TL'yi göstermesi üzerine sanığın "parayı yüzüğünün altına saklayacak değil ya" diyerek şikayetçinin parmağından yüzüğünü çıkartıp şahsa gösterdiği, önüne açtığı bir kağıdın üzerine yüzüğü, parayı ve kendi cebinden çıkardığı parayı koyup şahıs gittikten sonra toplayıp elini şikayetçinin cebine atıp ...Amca sen sesini çıkartma git" diyerek şikayetçiyi oradan gönderip kendisinin de ortadan kaybolduğu, şikayetçinin cebini kontrol ettiğinde parasının ve yüzüğün cebinde olmadığını anlayarak şikayette bulunduğu olayda, şikayetçinin rızası ve bilgisi olmadan parasının ve yüzüğünün alınmış olması karşısında eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.